|
24
Haziran 2009 Çarşamba günü dini geleneğimizde üç aylar diye bilinen,
mübarek gün ve geceleriyle bereketli bir maneviyat mevsimi olarak
nitelendirilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının manevi atmosferine
girmiş bulunmaktayız. 25 Haziran 2009 Perşembe gününü Cuma'ya bağlayan
gece ise Regaib kandilini idrak edeceğiz.
Yüce
Dinimiz İslâm, insanın kendisi, çevresi ve Yüce Yaratan ile
ilişkilerini sağlıklı şekilde kurabilecek bir bilinç, iç barış ve
özgüvene kavuşmasını gaye edinmiş; dünya ve ahiret, madde ve mana
dengesi ile iman, akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli
birlikteliğine büyük bir önem vermiştir. Ancak üzülerek ifade edelim
ki, bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir ilerleme kaydettiği günümüz dünyasında ferdi
ve ailevi mutluluğumuzu, toplum hayatımızı, barış, huzur, dayanışma ve
kardeşlik içinde bir arada yaşamamızı tehdit eden pek çok olumsuzluklar
yaşanmakta, bunun etkileri de bireysel ve sosyal hayatımızda her geçen gün daha yakından hissedilmektedir.
Üç ayların
manevi iklimine girildiğinin habercisi olan Regaib kandili bizlere,
hayatın sonsuzluk okyanusunda buluşmak üzere akıp gittiğini ve geride
sadece Allah'ın rızasına uygun iyi ve yararlı amellerin kalacağını bir
kez daha hatırlatmakta, nefsimizin sonu gelmez heveslerinden, tuzak ve
yanıltıcı arzularından uzaklaşarak özümüze dönmemizi sağlayacak bir
bilinç tazeleme imkanı sunmaktadır. Bu bilinç tazelemenin ve
yenilemenin gerçekleşebilmesi için önce kendi varoluşumuzu
anlamlandırmak, iç sorgulama yapmak, Cenâb-ı Hakk'a yürekten yönelmek,
işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı pişmanlık duyarak O'ndan af
dilemek, onları bir daha işlememek için kararlı bir duruş sergilemek ve
istikamet sahibi olmak gerekir.
İdrak etmekle şeref duyduğumuz bu gecenin bizlere sunduğu rahmet iklimini fırsat bilerek, Rabbimizle,
yakınlarımızla ve çevremizle bağlarımızı gözden geçirmeli, bu vesileyle
olgun dindarlığın iman-ibadet-ahlak bütünlüğünü sağlamaktan geçtiğini
bir kez daha hatırlamalıyız. Doğruluk ve dürüstlüğün, paylaşmanın, hak
ve hukuka riayetin, kutsala saygının insani erdemler adına
ulaşılabilecek en üstün değerler olduğunu hissederek bu erdemleri hayat
çizgimiz kılmalıyız. Bir ibadet bilinci içinde ülkemizin hem maddi hem
manevi imarı için bütün gücümüzle çalışmalı, kalp kırmaktan kaçınmalı,
elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalı, ihtiraslarımızı
dizginleyip küçük menfaat çekişmelerinden uzak durmalı, kardeşlik
hislerimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya çaba
harcamalı, kısaca insani ve ahlaki meziyetlerin kendi dünyamızda ve
toplum hayatımızda güçlenmesine gayret göstermeliyiz.
Bu duygu ve
düşüncelerle aziz milletimizin, soydaş ve dindaşlarımızın Regaib
Kandilini tebrik ediyor ve bu gecenin, ülkemizin, İslâm âleminin
birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayet, barış ve huzuruna,
bütün müminlerin tevbelerinin ve dualarının kabul edilerek arınma ve
affedilmelerine vesile olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.
Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı
|